İçereği Atla
← Yazılar Sayfasına Dön

Dünya gazetesi Franchise eki - Şimdi sıra bizimkilerde

Osman Faik Bilge · 15.11.1993
Franchise vermenin faydaları


ŞİMDİ SIRA BİZİMKİLERDE

Franchisingin olumlu yanlarını sıralamaya artık her halde gerek yok. Sistemin başarılı örnekleri yıllardır ülkemizde bir çok sektöre yerleşti. Ne getirip ne götürdüğü konusunda alan da, veren de artık net bir fikir sahibi.

Kendi işini başını gözünü yararak kurmaktansa, denenmiş, oturmuş bir franchise almayı yeğleyenler, ödedikleri bedel karşılığında hiç de küçümsenmeyecek avantajlar elde ediyorlar.
* hiç bilmedikleri bir konuda kısa sürede uygulamaya geçecek kadar eğitim alabiliyorlar
* yatırım, gelir ve masraflarını gerçekçi olarak ve birileri ile karşılaştırarak tahmin edebiliyorlar, acaba batar mıyım korkusundan kurtuluyorlar
* tanınan ve müşterisi hazır bir markaya sahip oluyorlar
* kısıtlı reklam bütçelerini birleştirerek büyük bir etki sağlıyorlar

İşlerini franchise vererek geliştirenler veya yabancı bir zincirin Türkiye'de franchise verme hakkını alanların tercihlerini belirleyen etkenler de farklı değil.
* işletmelerini çoğaltmak için bin parçaya bölünmeleri gerekmiyor, en az kendileri kadar işine sarılan "ortaklar"la çalışıyorlar
* marka oluşturmak ve pekiştirmek için yeterli yaygınlığı süratle sağlıyorlar
* ürün veya hizmetleri taklit edilmeden önce kendileri "satarak" taklidi önlüyorlar
* yaptıkları işin niteliği itibarıyla "esnaf"lıktan çıkıp "işadamı" oluyorlar

Franchise, hizmet sektöründe pek çok avantajı bir arada kullanan bir yaygınlaşma metodu. Pek çok hizmet alanında bu avantajların hayati önemi var. Pazarın dar veya hizmetin kişinin yeteneklerine çok bağımlı olduğu bazı alanlarda ise o kadar avantajlı değil. Sizin de içinde bulunduğunuz alanda acaba franchise doğru metot mu, acaba yakında franchise işletmeler yaygnlaşacak ve siz yalnız başınıza kalıp kaybetmeye mahkum mu olacaksınız diye düşünüyorsanız, size bir tavsiyemiz var.

Bilin ki dünyanın her yerinde tüketiciler aynı temel esaslara göre karar veriyorlar. Paralarının karşılığını aldıklarına, aldıkları  hizmet veya ürünün kendilerine herhangi bir zarar vermeyeceğine veya riske sokmayacağına inanmak, güvenmek istiyorlar. Bu güveni sağlayan şey, eğer franchise sisteminin avantajlarından biri ise, bu alanları "verimli topraklar" olarak tanımlamak mümkün. Hem sadece franchise ile sınırlı da düşünmemek gerek. Tek çatı altında bile toplansalar, zincirleşen işletmeler de aynı avantajları taşıyorlar.

Bu alanları belirlemek içinse uzun uzun düşünmeye gerek yok. Dünyada franchise olarak yapılan iş alanlarının hangilerinde bu tür işletmelerin hakim olduklarına bakmak yeterli. En yaygın kullanım bulduğu yer  de Amerika olduğuna göre, oradan başlayalım. Elimize franchise sistemleri sıralayıp tanıtan herhangi bir dergi alalım. Sİstemlerin hangi alanlarda ne kadar yoğunlaştıklarını sayıp, uydu haritasından yeryüzünü gözler gibi verimli topraklarımızı görelim. Sonra da bu alanlarda hangi franchise zincirlerin geldiğine veya zincirleşen işletmelerin olup olmadığına bakalım.

En verimli toprak hiç şüphesiz yiyecek sektörü, hatta adını tam koyarsak, fast food. Bizde de ilk gelen yabancı zincir bu alandaydı.
Amerika'da ikinci sırada ise araç tamir ve bakım zincirleri geliyor. Bizde ise bir eksoz firmasının malını satan tamircileri dışında bu konuda zincirleime henüz yok. Oysa arabanızı tamir ettirmek için kimlere gittiğinizi, kimlere güvendiğinizi, 14 yaşındaki bir çırak ingiliz anahtarını ve çekici kapıp arabanızın üstüne saldırdığı zaman neler hissettiğinizi bir tartarsanız, "markalı" bir tamirciye ne çok ihtiyaç duyulduğunu görürsünüz.
Bir alt grupta hemen hemen aynı yaygınlıkla bunu izleyen alanlar ise sağlık, otel, bakım hizmetleri, emlak, araç kiralama, uzmanlaşmış dükkanlar, basımevleri, güzellik salonları ve iş bulma kurumları, inşaat, ev dekorasyon, ofis hizmetleri, spor malzemesi, seyahat acentesi, muhasebe bürosu, videocu, temizlikçi servisi, reklam ajansı geliyor. Bu alanlarda da bazıları yerli girişimciler tarafından zincirleştirildi (emlak), bazıları yabancı zincirlerin istilasına uğradı (sağlık, basımevi). Bazıları ise boş. Bunlar ya ülkemizin şartlarında franchise edilemiyor, ya henüz kimsenin aklına gelmemiş veya mevzuata aykırı (iş bulma)!

Yine Amerika'da her biri 100'ün üstünde  franchise vermiş 1 ila 5 zincirin yer aldığı grupta ise kuru temizleme, bahçe bakımı, bilgisayar, konfeksiyon, su arıtma, finansal hizmetler, tabela, tanıtım, kamp alanı, optik, ekipman kirası, eğlence merkezi, çocuk bakımı, evlerin teknik denetimi, fotoğraf, iletişim, perakendecilik, satınalma, emniyet, eğitim, hediyelik, ayakkabı tamiri, mutfak aletleri, banyo, sigorta gibi çok değişik alanlar yer alıyor.

Hangi alanda yer alırsa alsın, sistemini franchise yoluyla geliştirmeyi düşünen yerli girişimcilere UFRAD olarak iyi bir analiz sonrasında cesaretle yürümelerini tavsiye ediyoruz. Dikkat etmeleri ve özen göstermeleri gereken konular ise şunlar:
* işlerinin detaylarını ve püf noktalarını yazılı olarak tarif edecekler
* işi yürütecek olan personelin hiç bir şey bilmediğini varsayarak bir eğitim programı hazırlayacaklar
* işin sağlıklı yürümesini sağlayacak en ekonomik kontrol mekanizmasını kuracaklar
* zincirin tanıtımını en verimli şekilde tek elden yürütecekler
* yatırımcının ihtiyacı olan finans kaynaklarını araştırıp sunacaklar
* yer seçimi konusunda destek verecekler
* ekipman ve dekorasyonu zincir havasında düzenleyecekler
* franchise ilişkilerini sağlam ticari ve hukuksal temellere ve en önemlisi eşitlik esasına oturtacaklar

Bu konularda ihtiyaç duyacakları danışmanlık hizmetleri henüz ülkemize yeterince yok ama, UFRAD işletmesini franchise zincir haline dönüştürecek girişimcilere elinden gelen desteği vermeyi sürdürecek. Çünkü sağlıklı işleyen franchise zincirlerin her alana yayılması ile sistemin geneline güven ve ilgi gelişecek. Hem girişimcilerin, hem de ülkemizin kaynakları daha verimli kullanılacak.