İçereği Atla
← Yazılar Sayfasına Dön

Para dergisi almanak - 2016 yılı değerlendirmesi

Osman Faik Bilge · 23.12.2016
2016 zor bir yıldı, başımıza gelmeyen kalmadı, ama hayat devam ediyor, iyi olan kazanıyor

Yeni trendler

Perakendede rekabet arttıkça yeni konsept çıkarmak zorlaşır. Ülkemizde 10 yıl öncesine kadar “yeni neler var” dendiğinde hep bir şeyler sayardık. Konseptler denenip elendikçe, yabancılar gelip gittikçe, kalıcı yenilikler azalıyor. Örneğin milyoncular, simitçiler, telefoncular, çiğ köfteciler, tostçular, apart oteller gibi her yanı saran trendler artık zor çıkıyor. Zaten sertleşen rekabet ortamında temelsiz yapılar uzun ömürlü olamadığı için yeni trendlere daha dikkatli yaklaşmak gerekiyor.

Keşfedilecek sektör aramakta mana yok, yükselen markaları bulmak gerek. Seçim kriteri ise yönetici patronun niyeti ve kabiliyeti olmalı. Rakipler arasından sıyrılmak için becerikli olmak, iyi yönetmek yetmiyor, büyüme vizyonuna sahip olmak da gerekiyor. Patron yetersizse zincir büyüyemiyor, patron kötü niyetliyse franchise alanlar para kazanamıyor.

Günümüzün trend işi kafe. Her şehirde, her kesimde insanlar sosyalleşmek için kafeleri seçti. Öğrenciler, arkadaşlar, sevgililer kafelerde buluşuyor, işadamları kafelerde görüşüyor, ev hanımları kafelerde gün yapıyor. AVM ler, caddeler yetmedi, her plazanın, kampüsün, hastanenin içinde de açıldı. Yüzlerce yeni kafe markası çıktı, hızla yayılıyor. İlk kez duyduğumuz kafe 20-30 franchise vermiş oluyor. Sade büyük şehirlerde değil, kasabalarda da kafeler açılıyor. Tabi bu gidişin bir de dönüşü var. İnsanlar kahve için değil, prestijli, konforlu, makul fiyatlı buluşma noktası için geliyor. Bir bölgede ilk açılan kafe başta iş yapıyor ama, bölgenin gelişmesiyle birlikte yatırım alıyor, markalı, konsept kafeler gelince eskiler müşteri çekemez oluyor. Yani burada da yükselen sektör yok, yükselen marka var.

 

Her krizde markalar güçlenir

Perakende pazarı birkaç yıldır durgundu, 2016 en zoru oldu. Uçak düştü, bombalar patladı, göç sürdü, darbe denendi, FETÖ temizlendi, savaşa girdik, döviz fırladı, büyükelçi vuruldu, başımıza gelmeyen kalmadı. Yine de hayat devam ediyor, yatırımlar sürüyor, dükkanlar açılıyor. Ama durgunluk arttı, canlı AVM lerde, alışveriş caddelerinde kapalı kepenkler var, ödemeler aksıyor, esnaf şikayetçi.

Geçmişte de krizler yaşadık, her krizden sonra pazarın evrildiğini gördük. Yaygın yanlışlar krizle sürdürülemez olunca piyasa kendini düzeltiyor. Ülkemizde AVM lerin ve zincirleşmenin etkisiyle perakende çok gelişti, ama sokakta hala eski düzenin kalıntıları sürüyor. İşletme sermayesi yok, satarsa ödüyor, tahsilat yapamazsa tedarikçisini batırıyor. Yatırım sermayesi yok, işletme dökülüyor, markalı mekan açılınca müşteri kaçıyor. Ürün niteliksiz, ucuza ve vadeli satıyor, zincirler fiyat kırıp karta vade yapınca kapatıp gidiyor. Elemanlar eğitimsiz, müşteri memnuniyeti sağlanamıyor, sistemli zincirler gelince müşteri kaybediyor. Patronlar eğitimsiz, kara düzen çalışıyor, yabancıların ve işadamlarının girdiği sektörlerde rekabet edemiyor. Denetim yetersiz, vergi kaçıran haksız rekabet yapıyor, denetim başlayınca ortadan kayboluyor.

Bu krizden de sistemli çalışan franchise ve şube zincirleri kazançlı çıkacak. Azalan müşteriyi markalılar çekecek, markasızlar kapanacak, boşalan mağazalara da markalar girecek. “Esnaf batıyor” diye genellemek yanlış, aslında yanlış olanlar sistemden çıkıyor. Ama beceremeyenler çok olduğu için sorun sosyal boyut kazanıyor. Devlet hibe ve kredilerle can suyu vermeye çalışıyor ama elekle su taşınmıyor. Franchise sistemini doğru uygulayıp verimli çalıştırmak perakendecilerin tek kurtuluşu gibi görünüyor.

 

Sokaklar şenleniyor

Alışveriş merkezlerinin birbirinin aynı markalarla dolması, yüksek kiraların etiket fiyatlarına yansıması sonucunda müşteri AVM de gezer, sokakta alışveriş yapar oldu. Belediyelerin sokakları trafiğe kapatması, aydınlatması, kafelerin kaldırıma taşması, sokakları canlandırdı. İnsanlar sokağı AVM ye tercih eder oldular. Markalar sokakları doldurunca kiralar arttı, eski kiracı müstakil esnaf arka sokaklara çekildi. Çarşıların yüzü değişince insanlar sokağı AVM lere tercih eder oldu. Büyük şehirleri gören küçük belediyelerin başkanları da kendi sokaklarını şenlendirdiler.

Sokakta hayat var, sokağın yatırımı az, insanlar sokakta mutlu, gelecek sokakların olacak. Bu durum yüksek yatırım yapan, yüksek kira isteyen, otopark parası alan AVM leri zorlayacak. Önceden Avrupalı yatırımcılar alıcıydı, şimdi onlar da derslerini aldılar, yanlış hesap yapan batacak.

 

Markalar dünyaya açılıyor

Yerli zincirler yurt dışına açılmakta artık daha cesur davranıyor. Her denemeden bir şeyler öğreniyor, farklı pazarlara giriyor. Bölge ülkelerinin girişimcileri Türk franchise zincirlerini tanıyor, güvenerek alıyor, ülkesine ilk getiren olmak istiyor.

Büyük sermaye franchise zincirlerin bereketini keşfetti, az yatırımla giriyor, kolay büyütüyor, hızlı kara geçiyor. Tabi ki herkes her işi yapamaz, ama yürüyen işe giren yerli ve yabancı yatırımcılar çoğaldı. Sistemli ve kayıtlı çalışanlar yatırım almayı beceriyor.