GİRİŞİMCİNİN RİSKİ
30 yıldır franchise danışmanı ve girişimcisi olarak markalaşma ve sistem kurma üzerine, ağırlıklı olarak küçük girişimcilerle çalışıyorum. Binlerce girişimcinin öyküsünü dinledim, yüzlercesine danışmanlık verdim, kendim de birçok girişimde bulundum. Başarının nasıl geldiğini de, başarısızlığın nedenlerini de gözlemledim. Mühendis formasyonumla sık yapılan hatalardan, küçük işlerin algoritmasını çıkardım. Girişimcinin kişilik özelliklerinin işe uygunluğunun, işin piyasaya uygunluğundan daha önemli olduğu sonucunu çıkardım. Parlak iş fikri para kazandırabilir, ama girişimci işin gereği olan nitelikleri taşımıyorsa, ya devredip çıkar veya rekabet artınca çekilir. Kendine uygun işi seçen az da olsa hep kazanır.
2000’lerin başında Para dergisinde “parlak” iş fikirlerini yazmıştım. Uzunca bir aradan sonra okurlarımızla yeniden buluşma söz konusu olduğunda, girişimcinin kendine “uygun” işi nasıl seçeceğini yazmak istedim. Küçük girişimciler tüm dünyada benzer davranıyor, aynı hataları yapıyor, ilk 5 yılda yaklaşık yarısı batıyor. Nedenini, nasılını bilelim, başkalarının hatalarını görelim, bedeli yüksek olan kendi hatalarımızdan öğrenmek zorunda kalmayalım.
Her girişimde riskler olur. Rakipler eskidir, ucuzcudur, fiyat-maliyet hesabı tutmayabilir. İş fikri yenidir, müşterinin alışması zaman alır, sabır ve sermaye yetmeyebilir. İş ustaya bağlıdır, kaprisiyle, kaçmasıyla başa çıkamayabilir. Mevcut koşullara göre hesap yapar, kur artar, mevzuat değişir, talep düşer, deprem olur, kriz olur, hesap tutmayabilir. Riskler saymakla bitmez, ama zaten girişimcinin işi budur, riske katlanır, ölçer, yönetir, zararı öder, karı alır.
Küçük işler büyük işlerden farklıdır. Küçük işin patronu, aynı zamanda işinin işçisidir, önemli işleri yaptıracak elemanı olmaz, danışmanlık almaz. Yatırım yapacağı işi gördükleriyle değerlendirir, bildikleriyle tartar, tanıdıklarına sorar, bankanın ailesinin, tedarikçisinin kredisiyle işe başlar. Büyük girişimci işi uzmanlara inceletir, fizilibilite yapar, onlarca işten birini seçer, kadrosunu kurar, sermayesini koyar, işe başlar. Büyük girişimcinin araştırmaya harcadığı para, küçük girişimcinin sermayesinden fazladır. Risk hep vardır, işi bilen, riski de bilir. Küçük girişimci riski ya göremez, veya kendine fazla güvenir. Eksik donanımla, yetersiz hazırlıkla riskin üstüne giden batar.
Her işin gereği farklıdır, kiminde yoğun tempo, kiminde sıkı pazarlık, kiminde güleryüz, kiminde sermaye vb. başarıyı getirir. Girişimci işin getirisine odaklanırsa, işin gerektirdiği niteliklere bakmaz, kendine eksikliği yakıştırmaz. O nedenle girişimcinin en büyük riski kendisidir.
Girişimcilerin keyfini kaçırmadan, işin dışından örnek verelim, üç temel soruyu soralım. Yorulunca, kızınca, korkunca ne yapıyorsun?
Yorulunca kenara çekilip dinleniyorsan, iş bitmeden gidilmez demiyorsan, fiziki efor isteyen, sürekli denetim gereken, uzun saatler çalışan işlere girme. Bir şekilde rakiplere üstünlük sağlayacak yatırımı yap. Açık ara iyi olduğun işe gir, güçlü markadan franchise al, işlek noktada hava paralı yer tut, yürüyen işe ortak ol, vb.
Kızınca öfkeye kapılıyor, sonradan pişman olduğun şeyler yapıyorsan, iletişimin önem kazandığı işlere girme. Kolay müşteriye yönel, ucuz sat, kimsenin nazıyla uğraşma. Ucuz ama istikrarsız tedarikçiyle uğraşma, bedelini öde, rahat et. Usta gerektiren işlere girme, ekipmanın pahalı, işçin ucuz olsun, kapris çekme. Ortaklı çalışma, paran yeten işi yap, kavgalı ayrılık pahalıya patlamasın.
Korkunca kaçıyorsan, kanının son damlasına kadar savaşmıyorsan, sert rekabet yaşanan işlere girme. Kurallara aldırmayan kişilere bulaşma. Tahsilatı zor ürün satma. Kayıp kaçağın çok olduğu işlere girme. Karlı ama zorbaların kapıya dayandığı işlerden kaçın.
Bunlar girişimcilerin en sık atladığı üç temel soru. Bunların dışında girilecek işin gereklerine göre başka sorular da çıkar tabi. Örneğin hasta olunca doktora gitmeyip, kocakarı ilaçlarıyla geçiştirmeye çalışan, uzmanlık gerektiren teknolojik işlere girmesin. Örneğin her bayram yüzlerce kişiye tebrik göndermeyen, geniş çevreyle ticari bağlantı kurmayı gerektiren işlere girmesin.
Girişimci üç soruya dürüst yanıt verse yeter. Bu soruları kendine değil de, işin başına geçireceği müdür adayına sorduğunu düşünse belki daha kolay yanıt alır. Adayı yetersiz bulur, kuracağı işi emanet edemeyeceğini düşünürse, o işe hiç girmesin derim. Aman dikkat..

