KÜMESTEKİ KAZLAR KAÇTI
İşlek bir yerde iyi çalışan bir dükkanınız varsa, müşterilerin “franchise veriyor musunuz” diye sormaları artık normal sayılıyor. Özellikle kriz dönemlerinden sonra kimse kendini maceraya atmak istemiyor, başarısı kanıtlanmış bir markayı ve sistemi, bedelini ödeyerek kullanmayı seçiyor. Markaların sahipleri de, bu işlerden anlayan, şöyle “sıkı” bir avukat arayarak işe koyuluyor. “Sağlam” bir anlaşma hazırlatıp, yatırımcısına imzalatıyor. Eğitim olarak da, “gel bizde çalış, öğren” diyor. Hem de bedava çırak çalıştırmış oluyor.
Ardından gelsin paralar... Bu franchise dedikleri, altın yumurtlayan kaz gibi bir şey olmalı. Bir kere başarılı bir işletme açtınız mı, bir takım yatırımcılar,sırf bu marifetinizden ötürü size sürekli para veriyor. Aldığınız para karşılığında ise verdiğiniz sadece markanız olunca, suyunu koy, tükenmez turşu gibi sat sat bitmez bir şey çıkıyor ortaya. Hele bir de satılan ürünleri sizden almak zorunda iseler, kümesteki kazlar altın yumurtlamaya başlamış gibi oluyor adeta !
Tabii her zaman bu kadar kolay olmuyor bu iş. Sizin kazlar marka kullanma ve mal alma dışında sistemden pek bir destek alamayınca, arayışlara girebiliyorlar. Eğer iş az karlıysa dayanamayıp işi bırakıyorlar, kümeste kaz kalmıyor. Yok eğer iş gerçekten karlıysa, işi öğrendikten sonra bir fırsatını bulup kümesten kaçıyor, kendi adlarına yapıyor, hatta franchise bile veriyorlar. Her iki durumda da, sizin kümes boşalıyor. Gerçi baştan tatminkar miktarda para toplanıyor ama, çoğunlukla markaya gelen lekeyi temizlemek için fazlasını harcamak gerekiyor.
Başarılı işletmelerin franchise vermeye heveslenmesi doğal. Bunu en iyi şekilde yapabilmeleri de ortak dileğimiz. Fakat franchise satmanın hamburger pişirmek, restoran işletmek, kuru temizleme yapmaktan farklı bir işe olduğunu bilmek gerek. Franchise alanları “kümesteki kazlar” gibi görmemek gerek. Franchise hazırlıklarını yapmadan, altyapıyı kurmadan, franchise alanların beklentilerini karşılayacak dengeleri sağlamadan franchise vermeye kalkışmamak gerek. Franchise verince de, kazandığınız paranın en az yarısını, sistemi destekleyip güçlendirmeye harcamak gerek.
Yoksa bir sabah kalktığınızda ne kümes kalır elinizde, ne de kaz. Aman dikkat !