YURTDIŞINA FRANCHISE VERMEK
Türk girişimcisi franchise sistemini benimsedi, yerli franchise zincirleri çok hızlı gelişiyor. Bölge ülkelerinden girişimcilerin dikkatini çeken bu gelişme doğal olarak zincirlerin yurt dışına açılmasını beraberinde getiriyor. Sorunlar yaşandıkça zincirler nasıl davranmak gerektiğini öğreniyorlar.
Franchise zincirleri öncelikle Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinde yayılıyor. Temelde pazarı batı ve doğu diye ayırmakta yarar var. Batıda rekabet yoğun, kurallar katı, sistemli çalışmak gerek. Doğuda rekabet az, kurallar gevşek, güçlü ortak bulmak gerek.
Yerli zincirlerin eksiği sistem. Yurt içinde işleri bilenler kurduğu için bürokrasiyi gereksiz görüyor, işi öğretmektense bileni işe alıyor, sistem kurmadan da durumu idare ediyorlar. Hatta bürokrasiye boğulmamakla övünüyorlar. Yurt içinde işi bilmeyenlere franchise verdiklerinde bilen eleman alıyor, bilen uzmanlarla destek veriyorlar.
Yurt dışında ne işi bilen girişimci var, ne de eleman, haliyle bocalıyorlar. Batı ülkelerinde sistemsiz zaten yürümek mümkün değil, devletin maddi destekleri sayesinde tek tük dükkan açıyor veya açtırıyorlar. Doğu ülkelerinde işi bilmeyen zayıf birine franchise verince yeterli desteği veremediği için hayal kırıklığı yaşıyorlar. İşi bilen, maddi ve siyasi açıdan güçlü birine verince de bir süre sonra markaya ihtiyacı kalmıyor, başından atıyor. Bu riski gören başta yüksek bedel istiyor, ama alamıyor.
Türk zincirlerinin yurt dışında franchise vermesi için sihirli formül bence şöyle;
a) olabildiğince hazır ürünler gönderecek ve uzmanlık gerekmeyecek şekilde yapılanmak
b) tek dükkanı franchise verip işletecek yapılanmayla başlangıç koşullarını hafif tutmak
c) marka tanındıktan sonra ülke bazında franchise vermeyi zorlamak